TARİHÇEMİZ

1923  den 1942 ye

 

Kurtuluş savaşımızın kazanılması ve Lozan Antlaşmasının imzalanmasından sonra milli iktisadi bir çalışma ile batı medeniyetine ulaşmamız gerektiği üzerinde herkes ittifak etmiş ve bu düşünce içinde milletçe yeni bir hamleye girilmişti. Böylece geçen seneler içinde işletmelerin çoğalması ve genişlemesi ile muhasebede ehemmiyet kazanmağa başlamıştı.

 

Türkiye'de 1923’ten 1929 yılına kadar, tam liberal ekonomi politikası uygulanmıştır. Atatürk'ün, Milli Mücadeleye başladığı yılarda bir şirket kurulur; bu şirketin adı, Türkiye Milli İthalat ve İhracat Anonim Şirketidir. Bu şirketin Osmanlıca yazılışının kısa adı TEMAVAŞ’tır.

 

TEMAVAŞ Şirketi, dönemin bütün memurlarından kesilen parayla, çok büyük ithalat ve ihracat yapabilecek bir şirket olmuştur; ancak, yönetimle ilgili usuller geliştirilmediği, denetlenmediği için, o büyük sermayeli şirket, Türkiye'nin halka açık ilk şirketi 1938 yılında batmıştır. Bu firmanın batışı ile oluşan tasarruf sahiplerinin mağduriyetini tespit için Denetim ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç Muhasebe mesleğinin bir boyutu olarak Denetim faaliyeti ile giderilmiştir.

 

Aşar’ın (Osmanlı'da tarım ürünleri üzerinden alınan onda bir oranındaki vergi) kaldırılmasından sonra,1926-1934 yılları arasında defterdarlar veya vergi dairesi müdürleri 755 sayılı Kazanç Vergisi Kanunun verdiği yetki ile  muhasebecilere mükellefleri denetleme yetkisini vermektedir. Böylece mesleğimiz açısından ülkemizde kamu adına ilk denetim örneğine rastlamaktayız.

 

Sayın Masum Türker’in  Bilanço Gazetesi’nin Şubat Mart 1994,Sayı :11-12 S:1 de Osman Fikret Arkun’un ardından adlı yazısından kısa bir alıntı;

“Ülkemizde vergi incelemesi, bir müessese olarak 755 sayılı Kazanç Vergisi Kanunu ile birlikte 1926 yılında başlamıştır.  Temettü Vergisinin uygulandığı daha önceki yıllarda, vergilendirme, tahrir ve karineye dayandığından, vergi incelemesine gereksinme duyulmamıştır. Kazanç Vergisi Kanunu’nun ön gördüğü beyannamelerin incelenmesi görevi tahakkuk memurlarına verilmiştir. Böylece adı geçen memurlar, yurdumuzda vergi denetim işini ilk üstlenen kanuni görevliler olmuştur. Ancak, denetim yetkisi ile donatılan bu memurlar, mesleki bilgi ve ihtisas gerektiren, öyle bir görevi yerine getirebilecek donanıma sahip olmadıklarından, yapılan çalışmalar beklenilen sonuçları vermemiştir. Bu nedenle sonraları, denetim işlerinde serbest çalışan muhasebecilerden yararlanılmış;bu kimseler vergi incelemelerinde çalıştırılmışlardır.Bu uygulama 2395 sayılı Kazanç Kanunu ile 2430  sayılı Muamele Kanunu’nun kabul edilmiş olduğu 1934 yılında sona ermiştir.”

 

TEMAVAŞ olayı ile ilgili olarak,1932 yılında meslek ile ilgili ilk düzenleme getirilmiştir. Fakat hayata geçmemiştir.

 

İlk zamanlarda oldukça iptidai bir şekilde yürütülen muhasebe, devlet iktisadi teşekküllerinin de teessüsü ile inkişaf yoluna girmiş ve bir meslek olarak hürmet edilir hale gelmiştir.

1937 - 1938 yılında meslek mensuplarının dernek kurdukları söylense de bununla ilgili bir belgeye rastlanmamıştır.

 

Kazanç vergisi uygulamaya girdiği 1926 yılından 1949’a kadar olan dönemde büyük değişiklikler geçirmiş ve sistem beyan usulünden iyice uzaklaşmıştır.

 

Derneğimiz Kurucuları,Cumhuriyetin kuruluşundan 1942 yılına gelene dek Muhasebe ve Denetim hizmetlerini yürütmüşlerdir. Bu alandaki batı dünyasına mesleki uyumluluğun zorunluluğunu görerek ve bu gelişmeler üzerine İstanbul,Bahçekapı’da Agopyan Hanı’nın 4.katında Ekim 1942 ayında 14 kişi tarafından Türkiye Eksper Muhasipler ve İşletme Organizatörleri Derneği Kurulmuştur. 1967 yılında adı "Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği" ne dönüştürülen dernek, alanındaki ilk özel girişim olup, ülkemizde muhasebe mesleğinin tarihi gelişmesi içinde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Kurucularımızdan rahmetli Prof. Osman Fikret Arkun, 1942'de kurulan derneğimizin ilk başkanıdır.

 

1948 yılında hazırlanan GV tasarı ile birlikte VUK na Vergi Müşavirliği namı altında son bir fasıl ilave olunmuş, fakat bu fasıl mecliste tasarıdan çıkarılarak kabul edilmemiştir.1958 yılında Serbest Muhasebe Mütehassıslığı TBMM verilmiş fakat kanunlaşması mümkün olamamıştır.

 

Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği, daha ziyade istikbale dönük ihtisas çalışmaları ile meşgul olmuştur.

 

Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği(TMUD),ülkemizde mesleğin tanımlanması, topluma anlatılması, dünya uygulamalarının ülkemize taşınması, konu ile ilgili uluslararası çalışmalarda ülkemizin temsil edilmesi konularında çok değerli hizmetlerde bulunmuştur.

 

TMUD, 1949, 1956, 1961, 1966, 1972, 1987 ve 1989 yıllarında yapılan meslek yasa tasarılarının hazırlık çalışmalarına katılmış, ülkemizin gereksinimlerine uygun bir meslek yasasının çıkmasını sağlamak üzere yasa tasarı taslakları hazırlamış, T.C.Maliye Bakanlığı'na ve TBMM komisyonlarına önerilerde bulunmuştur.
 

Dernek üyeleri, muhasebe ve denetim alanında düzenlenen bilimsel toplantıların tümüne, düzenleyici ya da önemli pay sahibi olarak katılmışlardır.

 

TMUD, 1957'de toplanan "Birinci Türkiye Muhasebe Kongresi" nden başlayarak, bu kongrelerin yılda bir kez düzenlenmesini ve bu konuda ilgili kuruluşlar ve üniversitelerle karar birliğine ulaşılmasını sağlamıştır. Dernek, 1987'ye kadar düzenlenen 14 Muhasebe  Kongresi'nin tümüne düzenleyici olarak katılmış, TÜRMOB'un kurulmasından sonra 1992'deki 15'inci,1997’deki 16'ncı ve 2002’deki 17. Muhasebe Kongrelerinin TÜRMOB tarafından düzenlenmesine katkıda bulunmuştur.

 

Ülkede mesleği düzenleyen bir kanunun çıkması, TMUD'nin önemli amaçlarından biri olmuştur. 1973 yılında itibaren Dernek, üyelik koşulları arasına meslek staj ve sınav koşullarını getirmiş, batı ülkelerinde uygulanan muhasebe ilke ve kurallarının ülkemize taşınmasına da hizmet etmiştir.
 

1954'ten başlayarak Dernek, zaman zaman 10-12 kişilik delege gruplarıyla ülkemizi Uluslararası Muhasebe Kongrelerinde de temsil etmiştir. Son gelişmelerle ilgili olarak, 1972'de 14 kişilik bir delege topluluğu ile Avustralya'nın Sydney kentinde toplanan 11. Uluslararası Muhasebe Kongresi'nde, Uluslararası Muhasebe Standartları Komisyonu'na ( International Accounting Standarts Committee - IASC ) üye olmayı taahhüt edip, 1977'de Almanya'nın Münih kentinde toplanan 12. Uluslararası Muhasebe Kongresi'nde kurulmasına karar verilen Uluslararası Muhasebe Federasyonu'na ( International Federation of Accountants - IFAC ) kurucu üye olmuştur.

 

1975'te Dernek, IASC üyesi olarak uluslararası standartları ( IAS ) kabul etmiş, onların üyeleri için ülkemizde "uyulması zorunlu mesleki kararlar” olarak uygulanmasını üyelerinden istemiştir.

 

1942 yılında İstanbul’da kurulan derneğimiz, TC Bakanlar Kurulunun;

28.3.1975 günü ve 7/9737 sayılı kararı ile “Türkiye”sözünü adında kullanma iznini;

13.7.1979 gün ve 16695 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan  7/17673 sayılı kararıylada, New-York’daki “IFAC –International Federation of Accountants –Uluslararası Muhasebeciler Birliği”ne ve ayrıca merkezi Londra’daki “IASC –International  Accountants Standards Commites –Uluslar arası Muhasebe Standartları Komitesi”ne üye olması kabul edilmiştir.
 

Türkiye’nin muhasebe alanında kilometre taşlarından olan Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği 1977 yılında Uluslar arası Muhasebeciler Federasyonuna (IFAC) a kurucu üye ve Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesine(IASC) üye olarak katılmıştır.Bu üyelikler 13.07.1979 tarih ve 16695 sayılı Resmi Gazetede Bakanlar Kurulu kararı olarak yayımlanmıştır.

 

Ayrıca Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği 13.09.1999 tarihinde alınan yönetim Kurulu Kararı ve 20.11.1999 tarihinde yapılan Genel Kurul Kararı ile Akdeniz Ülkeleri Muhasebeciler Federasyonuna (FCM) üye oldu.

 

2004 yılında ise “Uluslar arası Muhasebe Eğitmenleri Birliği” ne’de (IAAER) üye olmuştur.

 

Açıklamalarımız 3.kişilere konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Derneğimiz, işbu doküman ve yorumların içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk üstlenmez. 3.kişiler her hangi bir hak talebinde bulunamaz.