TÜRKİYE’NİN OCAK 2017 KREDİ DERECELENDİRME NOTU ÜZERİNE GÖRÜŞ

TÜRKİYE’NİN OCAK 2017 KREDİ DERECELENDİRME NOTU ÜZERİNE GÖRÜŞ

Ülkemiz Ocak 2017 ayı itibari ile ekonomik olarak zor dönemeçten geçerken uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ülkemiz ile ilgili görüşlerini açıklamaya başladılar. İlk olarak açıklamalar tatsız gözükse de ne manaya geldiğini ve ne yapmamız gerektiğini anlamamız gerekir. Kredi notu, bir borçlunun borcunu geri ödeyebilme kapasitesini, ya da başka bir açıdan borcunu geri ödeyememe riskini gösterir. Borçlu bir devlet de olabilir, şirket de. Peki kredi notu neyi ifade ediyor. Kredi piyasası gerek borca konu olan meblağ açısından gerekse de içindeki oyuncular açısından çok büyük bir piyasa. Binlerce bankanın, şirketin, yerel yönetimin ve devletin içinde bulunduğu bu piyasada tarafların birbirini tanıması, tanısa bile borcunu geri ödeyeme riskini bilmesi çok zor. İşte bu nedenle sermaye sahiplerinin, kredi verecekleri borçluları daha yakından tanıyabilmesi için kredi derecelendirme şirketleri bu şirketlere, yerel yönetimlere ya da devletlere not veriyor. Kredi notunun yüksek olması, borçlunun güvenilir olduğunu, borcun tahsilinde sorun yaşanma riskinin düşük olduğunu gösterir. Bildiğiniz gibi not düştükçe borçlu riskli hale gelir. Bu nedenle yüksek notlu borçluların daha düşük faizle, düşük notluların ise daha yüksek faizle borçlanması beklenir. Ancak, uygulamada buna aksi örnekler bulmak mümkün; özellikle de son yıllarda. Peki notun yanında Görünüm ne demektir? “görünüm” ara bir göstergedir. Görünüm pozitif, durağan ya da negatif olabilir. Görünümün ne olduğu bir sonraki notun ne olacağı konusunda bir ipucu verir. Görünümün pozitif olması notun artırılabileceği, negatif olması ise düşürülebileceği şeklinde yorumlanabilir. Ancak bunu bir vaat olarak görmemek gerekir. Görünüm pozitif olsa da notta indirim yapılabilir.Dünyada önemli kredi derecelendirme şirketleri arasında Moody’s, S&P ve Fitch. Bunların yanında JCR (Japonya), Dagong (Çin), Dominion (Kanada), Egan-Jones (ABD) gibi şirketler vardır. Neden bizim kabul gören bir uluslararası kredi derecelendirme şirketimiz yoktur? Bu şirketlerin aynı ülkeye farklı not verme sebebine gelince; her şirketin farklı değerleme kriterleri ve her kriterin de farklı ağırlığı var. Ayrıca, her şirketin ilgili borçluyu değerlendirdiği zaman aralıkları da bu farka neden olabiliyor. Şirketlerin kredi notu sınıflamasına gelince; her şirketin farklı bir sınıflaması var. Ama hemen hepsindeki ortak özellik notların üç kategoride toparlanması: yatırım yapılabilir düzey, yatırım yapılamaz (yüksek riskli) düzey ve batık düzey. sınıflamada en iyi notlar A harfiyle başlıyor ve D harfi ile bitmektedir.

Üç büyük şirketin de en yüksek notu üç A. Moodys bunu Aaa, S&P ve Fitch ise AAA olarak gösteriyor. Tabloda göreceğiniz gibi Moody’s sınıflamasında ilk harf büyük sonrakiler küçük harf ve rakam şeklinde ifade ediliyor. S&P ve Fitch ise notlarında rakam değil, harfler ve +,- işaret kullanıyor.

Moody’s için yatırım yapılabilir düzeydeki en düşük not Baa3, S&P ve Fitch için ise BBB-. Bunun altındaki notlar yatırım yapılamaz düzey demektir.

Aşağıda ülkemiz için açıklanan notları kısa sürede lehimize çevirmek için düşünceler ve yapmamız gerekenler,

Bence

1.Artan nüfusumuz olasılığı karşısında kaliteli Tarımı ön plana çıkarmalı ve desteklemeliyiz. Ancak karnı doyan bir millet sanayileşebilir. Rant sanayileşmenin düşmanıdır.

2.Bankalardaki yabancı payını AB normlarına çekmeliyiz.(Ülkemizde Bankalar içinde yabancı payı %65 dolayındadır. Aksi halde döviz hareketliliğine mani olamayız.)

3.Ülkemizdwe Sigorta sektöründe yabancı payı %85 düzeyinde olup, bununda 2023 e kadar belli ölçüde millileşmesi gerekmektedir.

4.Su kaynaklarımızın yabancılara satışının kontrol altına alınması önemlidir. Gelecek yüzyılın su savaşları yüzyılı olacağı unutulmamalıdır.

5.Kamuya ait para toplamalarının daha çok milli bankalar aracılığı ile sağlanması önemlidir.(Af yasaları buna en iyi örnektir. Yabancı sermayeli bankalara likidite daha az sağlanmalıdır.)

6.Göçmen politikamızın planlanması önem arz etmektedir.

7.Kentsel dönüşüm çalışmalarının rant olmaktan çıkması ve çevreciliğe önem verilmesi gerekmektedir.

8.Yasalarımız arasında uyum yanında güncel ekonomiye dayalı yasaların ortaya konup, yasallaşması sağlanmalıdır.

9.Ülkemizde her sektör ve kişilik için etik kurallara önem vermelidir. Genç nüfusumuza yeteneklerine göre eğitim ve çalışma imkanı sağlanmalıdır.

10.Ekonomide af yasalarına çok sık başvurulmamalı. Daha kalıcı sistemler ortaya konup, vergi yasalarımız sadeleşmeli ve anlaşılır hale gelmelidir. Yoruma açık olmamalıdır.

11.Notumuz her kuruluş tarafından B nin alt seviyelerinde tutulmuş olup, ülke ve ekonomik büyüklüğümüz ile genç nüfusumuz ve ekonomik gelişmelere duyarlı olarak gelecek dönemlerde daha az etkilenmek üzere belirsizliklerin üzerine gidilip, ekonomide ve bütçede sıkı politikalar uygulanmalıyız.

Sonuç olarak şöyle diyebiliriz.

Yıl 1363

Ayasofya Kütüphanesinde bulunan “Risalei Felekiyye Der İlmi Siyakat”adlı muhasebe kitabının mukaddemesinden;

Devlet işleriyle memleket ihtiyaçları hesap kaidesine istinat etmez ise atıl ve batıl olur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye’nin Ocak 2017 kredi notları:

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımlara göre, 10 Ocak'ta yüzde 8,3 seviyesinde olan ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti, uygulanan sıkı para politikası ile 27 Ocak itibarıyla yüzde 10,3'e yükseldi.

TL depo karşılığı döviz depo ihalelerine devam edildiğini de aktaran TCMB, uygulanan sıkı duruş ile kur oynaklığının yüzde 24'ten yüzde 18 seviyelerine kadar gerilediğini ifade etti.Ayrıca Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) getiri eğrisinin de yataylaştığını kaydeden TCMB, 5 yıl vadeli tahvil faizi ile BIST gecelik bankalararası repo kapanış faizi farkının 12 Ocak'ta bu yana hızla gerilediği ve sıfıra yaklaştığını bildirildi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BBB-"den "BB+ " seviyesine düşürdü, not görünümünü "durağan"da tuttu.

Fitch RatingsTürkiye'nin kredi notunu "BBB-"den "BB+" seviyesine düşürdü, not görünümünü "durağan"da tuttu.Fitch Ratings'den yapılan açıklamada, siyaset ve güvenlik konusunda yaşanan gelişmelerin Türkiye'de ekonomik performansı olumsuz etkilediği belirtildi.Açıklamada, "siyasi ortamın dengeye kavuşabilmesi durumunda bile güvenlikle ilgili zorlukların devam edebileceği" ifade edildi."Terör saldırılarının devam etmesinin tüketici güvenini ve turizm sektörünü zedelediği" belirtilen açıklamada, "Uzun süren dış zayıflıkları ele alamamak, para birimindeki sert düşüş kapsamında açıkça belli oldu." değerlendirmesinde bulunuldu. Fitch, Türkiye ekonomisinin son 5 yılda yüzde 7,1 ortalama büyüme yakaladığının altını çizerek, 2016-2018 arasında ülke ekonomisinin ortalama yüzde 2,3 büyümesinin beklendiğini kaydetti. Açıklamada, ülke ekonomisinin yavaşladığı ve bu nedenle bankaların olumsuz etkilendiği görüşü savunuldu.

Ekonomideki yavaş büyümenin varlıklar üzerinde baskı oluşturduğu belirtilen açıklamada, yeniden finanse etme risklerinin arttığı, buna rağmen döviz likiditesinin kısa dönem fonlamalar için oldukça yeterli olduğu vurgulandı.Özel sektöre verilen kredilerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2012 yılında yüzde 49'dan 2016 sonunda yüzde 68 seviyesine çıktığı duyurulan açıklamada, bunun "yüksek oranda hassasiyet oluşturduğu" ifade edildi.Açıklamada, Türkiye'nin kamu borcunun benzer ülkelere kıyasla daha az olduğuna da vurgu yapıldı. Türkiye'nin kamu açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2016 yılında yüzde 1,6 olduğunun tahmin edildiğine yer verilen açıklamada, kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2016 sonunda yüzde 27,8 çıkmasının beklendiği kaydedildi. Açıklamada, Merkez Bankasının son haftalarda aldığı para politikası kararlarının bu yıl enflasyon hedefini yakalamak için yeterli olmadığı da öne sürüldü.?

"YÜZDE 3,2 BÜYÜME"
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Türkiye’nin bu yıl ve 2017'de yüzde 3,2 büyümesini bekliyor. Açıklamada, görünümün yukarı yönlü revize edilmesine, hükümetin politikalarının dış kırılganlıkları azaltmaya odaklanmasının etkili olduğu belirtilirken, politika yapıcıların reformları uygulamaya devam edeceği beklentisine yer verildi. Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerin yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Türkiye, şu anda, yüksek dış finansman ihtiyacı ve kurumsal sektörün döviz pozisyonundaki büyük açıkla, dış kırılganlıklarla karşılaşmaya devam ediyor. Aynı zamanda, hükümetin kamu borçlarının döviz kurundaki dalgalanmalara yönelik hassasiyetini, yeni borçlanmaların tümünü yerel para biriminden sağlayarak azaltmasını takdir ediyoruz.” FETÖ’nün başarısız darbe girişimi ardından ilan edilen Olağanüstü Hal’in en azından Ocak 2017’ye kadar süreceğinin hatırlatıldığı açıklamada, iç gerilimlerin ise kamudaki işten çıkarmalar, tutuklamalar ve gözaltı kararları nedeniyle halen devam ettiği öne sürüldü. Diğer taraftan, darbe girişiminin ekonomik aktiviteleri olumsuz etkilemesine karşın büyümenin tüketimden destek bulduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin bu yıl ve gelecek yıl yüzde 3,2 büyümesinin beklendiği kaydedildi. Açıklamada, ayrıca, özel yatırımların çok sönük kaldığına işaret edilirken, bunun Türkiye’nin yeniden yüzde 4-5 bandında büyümeye geri dönebilmesi açısından soru işaretlerine neden olduğu ifade edildi. Derecelendirme kuruluşu S&P, 20 Temmuz’da yaptığı not değerlendirmesinde, Türkiye'nin “BB+” seviyesindeki kredi notunu “BB”ye düşürmüş ve not görünümünü “negatif” olarak belirlemişti.

 

Saygılarımla

Arif AYTULUN

 

Kaynak:

-TCMB Bildirisi

-Derecelendirme Kuruluşları Bildirisi

- Derecelendirme Kuruluşları Notları Hk.

 

Açıklamalarımız 3.kişilere konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Derneğimiz, işbu doküman ve yorumların içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk üstlenmez. 3.kişiler her hangi bir hak talebinde bulunamaz.